Yeni Doğum Yapmış Annelere Asla Söylenmemesi Gereken 9 Şey

Anne olmak, sürekli kalıplara sığdırılmaya çalışılan durumlardan biri. Her insanın farklı olması gibi her annenin de farklı olabileceğini ne yazık ki birçok insan kabullenemiyor. Üstelik “farklı” olan annenin ne yaşadığına, hangi zorluklarla mücadele ettiğine bakılmaksızın çirkin etiketler yapıştırılıyor. Kalıplaşmış yargılarla dört bir yanları sarılıyor ve “yetersiz anne” olmakla suçlanıyorlar. Biz de çiçeği burnunda annelerin emzirme ve süt konusunda maruz kaldıkları baskılar sonucu yaşadıkları psikolojik durumlara ve en çok duydukları cümlelere odaklandık.

Sosyal medya da bu konuya sessiz kalmadı. Doğa Rutkay gibi birçok ünlü isim ve anne emzirirken sorun yaşayan annelerin “eksik anne” olarak yaftalanmasına, çeşitli tavsiyelerle ya da imalarla baskıya maruz bırakılmasına isyan ediyor. Kendi hikayelerini #anneligimisorgulama ve #sütümekarışma etiketiyle paylaşan anneler diğer annelerden ve kadınlardan destek görüyorlar. Bizler de bu hikayelere kulak vermeli, hiçbir anneyi ne olursa olsun yargılama ya da üzme hakkımız olmadığını bilmeliyiz…

1. Anneliği doğum şekliyle tartmaya meraklıdırlar: “Sezaryen mi normal mi?”

'.$res['title'].'

Annelerin özellikle sağlık sorunları nedeniyle sezaryen doğum yapması gerekebilir. Sezaryen doğum yapan annelere normal doğum yapmadıkları için suçlu hissettirilir. Hatta sezaryen doğum yapan annelerin sütünün gelemeyeceği ya da sütü azsa bu yüzden az olduğu söylenir. Çok moral bozan bir konudur.

2. Sonunun nereye varacağı bilinmez: “Kaç kilo aldın?” / “Kaç kilo doğdu?”

'.$res['title'].'

Yeni annelere en çok sorulardan biri mutlaka kiloyla ilgilidir. Hem anne hem de bebekle ilgili kilo muhabbeti asla bitmez. Anneye sürekli doğumdan önce aldığı kilolar ve sonrasında ne kadarını verebildiği ile ilgili sorular sorulur. Ayrıca bebeğin ne kadar sağlıklı olduğuna kilosu üzerinden karar vermeye çalışır üstüne vazife olan ya da olmayan herkes. Ardından bebeğin kilosu normal olsa bile daha çok kilo aldırmak için birçok tavsiye gelir. Herkes bir uzmandan daha hakim olduğunu düşünür bu konuya…

3. Herkes Bunu Sorar: “Emiyor mu?”

'.$res['title'].'

“Emiyor mu?” cümlesi alakalı alakasız kişiler tarafından genellikle sinsi, imalı bir tonlamayla söylenir. Cevap hayır ise, sonrasında “ah ah”lar “vah vah”lar işitilir. Bunu söyleyen kişi annenin ne yaşadığını, niye emziremediğini, nasıl bir problemi olduğunu umursamaz. “Anne her daim, her koşulda emzirmelidir” düşüncesiyle saldırıya geçer. Anne zaten doktoruna danışıp duruma çözüm bulmaya çalışırken bir yandan da elinde olmayan sebeplerle bebeğini emziremediği için kendini suçlu hisseder.