15 Temmuz ve Muhafazakar Kesim

Ak Partili muhafazakar kesimin ; her görüşten insanın örnek alması gereken bir özelliği var, davaya bağlılık ve lidere itaat. Bu adamlar liderlerinin tek emriyle tankın önüne yatıyor, hiçbir millî bayramı kutlamamalarına rağmen 15 temmuzu sokağa çıkıp kutluyorlar.

Sırf liderlerine oy versin diye köy-kasaba demeden geziyor, her evin kapısını çalıyor, ıssız kasabalara bile kendi bayraklarını asıyorlar. Peki bu azmi nereden alıyorlar derseniz, işte burada din faktörü devreye giriyor. Adamlar inandıkları davanın İslam davası olduğuna, partileri için çalıştıklarında vatanın iyiliğine bişey yaptıklarını ve İslam için çalıştıklarına inanıyorlar. Çünkü liderleri onlara bunu aşılıyor. Adam da "Allah için peygamber için!" diyerek bu yola baş koyuyor, her güçlüğün üstesinden gelmeye çalışıyor. Ak Parti için hizmet etmeyi bir ibadet gibi görüp kesinlikle bu durumu sorgulamak istemiyor.

'.$res['title'].'

Muhalefetin anlamadığı konu tam olarak budur, karşıda dinlemeyi reddeden ve davasına tam bağlı bir kesim var. Muhalefetin gençlik kolları ise (Örnek:CHP) tembellikten dökülüyorlar. Bir kapı çalıp laf anlatmaktan acizler,halka hitap edemiyorlar. En vahimi de bundan tam 68 senedir hiç ders çıkarmadılar..

30 Ağustosta biz meydanlarda Kemalistleri, Ulusalcıları, Sosyalistleri veya Türkçüleri göremiyoruz. Ama 15 Temmuzda her yer Ak Partililerle dolu. Her ne kadar bu oligarşik yapı bittikten sonra kimselerin hatırlamayacağı bir gün de olsa, durum şu an bu. 100 yıl da geçse 15 Temmuz adlı gün Ak Partinin adıyla anılacak. Aynı konu 1 Mayıs için Kürtçülere geçerli. Adamlar İşçi Bayramı bahanesiyle her sene terör estiriyor, kendilerini gösteriyorlar. Bu davaya bağlılıktır. Biz ise 3 Mayıs gibi kutlu bir günde sokağa çıkıp iki kelam etmekten aciziz.

Yürümemiz, düzeltmemiz gereken çok yol var. Bu yolda düşman fikirlerin doğrularını örnek almaya ve yanlışlarıyla onları vurmağa mecburuz. "Bozkurt gibi, kartal gibi döğüşmek gerek!"

'.$res['title'].'