Ümmetçilik Virüsü!

Türkiyenin bir afyonu var, bunun adına da ümmetçilik deniyor. Resmen rezillik. Kızılların yeşil versiyonu,iş kökene indiği zaman hiçbir şekilde farkları yok. İkisi de devlet düşmanı, ikisi de devletin kurucusuyla kavgalı.

Bu adamlara katiyyen laf anlatamazsınız. Bolivya dağlarında gezinip duran serseriyi rehber edinenler bile laftan anlar ama bu adamlara laf anlatmak mümkün değildir. Bunlara göre Hüseyin Nihal Atsız "Kafirin teki" iken, Oğlancı topaç Mevlana bir peygamber gibi değer görür. Mevlana türk düşmanı dersin inanmaz,mesneviden kanıtlar koyarsın "yanlış çeviri" der. Üstüne Mevlana'nın Türk olduğunu falan iddia ederler. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarını göklerden gelen yeşil sarıklılarla kazandığımızı hayal ederler ve gerçekmiş gibi anlatırlar. Habire bir şeyhin, şıhın peşinden gidip dolandırılmaya bayılırlar.

1997 Şubat'ında Güven Erkaya Paşa, "İrtica PKK'dan daha tehlikelidir!" demişti. Bunu niye dedi? Sözde devlet erkanı gidiyor sanki çok mühim şahıslarmış gibi tarikat liderleriyle görüşmeler peydahlıyor, devleti antiemperyalist çizgiden alıp farklı bir konuma sokmaya çalışıyordu. İrtica nerden baksanız tehlikedir. Çünkü devleti gerçek siyasete göre değil, dünyanın jeopolitik dengelerine göre değil, bir kutsal kitaba göre yönetmeye kalkarlar. Ama sorsan şeriatla yönetilip de şuan süper güç olan bir devlet sayamazlar.

Bunlara göre İslam hassasiyeti olmayan Türkçülüğün içi boştur. Hatta bazı milliyetçilerin de iddia ettiği gibi "Müslüman olmayan Türk yalnızca cesettir." Yani bir Türk,müslüman olduktan sonra Türktür. Ulan bu ne lakayıtlık? Din bir seçimdir. Siz bir insanı zorla Müslüman yapamazsınız veyahut farklı bir dine inandıramazsınız. Fakat bir insan Türk doğduysa bu onun şeref dolu bir kaderidir, istese de değiştiremez. Zaten biz kimseyi zorla bu şerefle ödüllendirmek istemiyoruz.

Şimdi buradan bizim İslam düşmanı olduğumuz anlamı da çıkartır bu ümmetçiler. Kendi yobazlıklarını bizi "din düşmanı" ilan ederek kapatmaya kalkarlar. Hayır efendim, bizim dinlerle işimiz yok. Biz din alimi,din hocası,müftü falan değiliz. Bizim tek derdimiz ırkımızın bekasıdır ve insanları din konusunda tamamen serbest bırakıyoruz. İsterseniz 5 vakit namazını kılan bir mümin,isterseniz tüm semavi dinleri reddeden bir deist olabilirsiniz. Bizi bağlamaz,ilgilendirmez. Fakat hiçbir inanç,bizim ırkımızın bekasını sarsmamalıdır. Çünkü eğer ırkımız,devletimiz olmazsa dinimizi yaşamamız da mümkün olmaz. Zaten rehberimiz Atsız, inanmadığı halde İslam için "Milli dinimizdir." demiştir.

Türkçülerin işi zordur. Bir tarafı eleştirirsin Mustafa Kemal düşmanı derler, diğer tarafı eleştirirsin İslam düşmanı derler. Bu ülkede her şey bir put olmuş, hangisini eleştirsen düşman ilan ediliyorsun. Bugün PKK Türkleri öldürüyor, gencecik askerlerimizin canına kıyıyor,masum insanların hayatlarını yakıyor. Biz onlara karşı kin doluyoruz ve her birini bir kaşık suda boğmak için bekliyoruz.

Fakat ümmetçilik böyle değil. Bize mevlananın sapkın şiirleri,Yunus Emre'nin tatlı sözlerini telkin ederek ruhumuza giriyor ve bize en büyük virüs hümanizmi aşılıyor. Neymiş her şeye hoşgörü ile yaklaşmak zorundaymışız,merhamet bizim en büyük değerimizmiş. Ulan 4 tarafı düşmanlarla çevrili bir millet nasıl hoşgörülü yetişebilir? Eğer yetişirse ne olur? YOK OLUR!

Türkler savaşçı ruhu taşımak zorundadır. Öyle Celaleddin Rumi'nin,Yunus Emre'nin dilenci felsefesiyle hiçbir devlet büyüyemez. Bugün dünyadaki en güçlü devletlere bakın,her biri acımasız ve emperyaldir. Çünkü, Atsız Ata'nın da açıkça söylediği gibi "Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara!"

Bugün eğitim sistemimize bakıyoruz, ufacık çocuğun çanakkale savaşında hatırladığı tek şey Anzak itlerini nasıl tedavi ettiğimiz. Şimdi böyle bir çocuğun ilerde milleti için düşmanlara kinle kurşun sıkmasını bekler misiniz? Bekleyemezsiniz. Adamlar kalkmış Avusturalya'dan bizi öldürmeye gelmiş,bunlara kalsak her biri şirinlik abidesi.

Hümanizm bir virüstür, bu virüsün en büyük kaynağı da Ümmetçiliktir.

Tez tedavi edilmelidir!